GÜNÜMÜZÜN GAZETECİLİĞİ
Adana’da günlük olarak yayınlanan 5 gazete vardır. Bunların tümü bilgisayar tekniği ile dizilmekte, ofset-web ofset tekniği ile basılmaktadır. Sayılarını kesin söyleyemeyeceğimiz haftalık gazeteler de aynı biçimde bilgisayar tekniği ile dizilmekte, ofset-web ofset tekniği ile basılmaktadır. Bu demek değildir ki, Türkiye’nin kalan bölgelerindeki günlük gazeteler, benzer teknolojiyi kullanıyor. Bildiğim kadarıyla linotip entertip teknolojisiyle dizilip,düz tipo veya rotatifle basılan günlük gazetelerin yanında, matbaacılığın ilk dönemlerindeki gibi elle-hurufatla dizilip, pedal tabie edilen, yani tek tek baskı yapan matbaa makineleri ile basılan günlük gazeteler de vardır. Bunların tümü de, amaçları ve süreklilikleri nedeniyle bizim için, mesleğimiz adına kutsaldır.
Yukarıda sıraladığımız teknolojilerin hangisi ile yayımlanırsa yayımlansın, günlük gazeteyi barındıran işletmenin, ürettiği gazete için harcadığı para toplamı ile bu gazete aracılığıyla kazandığı para toplamının defter üzerindeki karşılaştırılması o işletmenin bilançosunu oluşturur. Gazete için harcadığı para, gazete vasıtasıyla kazandığı paradan azsa, zarar ediyor demektir. Gazete vasıtasıyla kazandığı para, gazete için harcadığı paradan fazla ise, bu fazlalık amortisman, vergi ve konulan sermayenin yıllık banka faizleri toplamından fazlaysa kar ediyor demektir.
GAZETELER İÇİN HARCANAN PARA
Ekonomik faaliyeti, günlük gazete yayımlamaktan ibaret olan bir işletmede en fazla dikkat edilmesi gereken konu, mali kayıtların günü gününe ve eksiksiz tutulmasıdır. Bundan da önce belli periyotlar için BÜTÇE yapılmasıdır. Kaba bir tarifle BÜTÇE, belli periyotlar için (bize göre bu en az 1 yıl olmalıdır ki, tüm gelir ve giderleri içerebilsin) olmalıdır.
Böyle bir çerçevede, gazete için yapılan harcamaları şu ana başlıklar altında toplayabiliriz:
1) Kira giderleri, 2) Elektrik, su ve telefon giderleri, 3) Diğer telekomünikasyon giderleri, 4) Fotoğraf malzemeleri ve fotoğraf yapımı için giderler, 5) Vasıta giderleri, 6) Anadolu Ajansı ve benzer haber ve fotoğraf ajansları için giderler, 7) Özel istihbaratlar için giderler, 8) Haber yazımında kullanılan kağıt giderleri, 9) Daktilo şerit,bakım-onarım giderleri, 10) Grafikasyon giderleri, 11) Mizompaj giderleri, 12) Bilgisayarla (veya entertype/linotype) dizgi giderleri, 13) Pikaj-montaj giderleri (veya mürettiphane giderleri), 14) Film, kalıp (kurşun kalıp veya matris) giderleri, 15) Baskı için bobin veya paket keğıt giderleri, 16) Baskı giderleri, 17) Paketleme ve kırma giderleri, 18) Postayla, dağıtım firmasıyla veya kadrolu elemanla yapılan dağıtım giderleri, 19) Personel maaşları, vergi ve sigortaları, 20) Personel için yapılan çay-kahve-tabldot giderleri, 21) Konuklar için ağırlama giderleri, 22) Tüm makinelerin amortisman giderleri, 23) basın yasası gereğince doğabilecek olası tazminatlar için giderler, 24) Muhabirlerin yurtiçi ve yurtdışı gezi giderleri, 25) Uygulananına göre teknoloji yenileme giderler, 26) Yıl içinde resmi kanallardan kaynaklanan ve uyulması zorunlu olan asgari ücret artırımı vb. düşünülmeyen giderler, 27) Yıl içindeki zamlardan kaynaklanan ekstra giderler, 28) Emeklilik, işten ayrılma gibi nedenlerle ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vb. gibi giderler, 29) Kadrosuz çalışan haber kaynakları için ödenen giderler, 30) Düşünülmeyen giderler
Bu ana başlıkların detayına inildiğinde, gazete üretimi için girdi diyebileceğimiz ve harcamayı gerektiren kalemlerin sayısını 230 ile 250’ye ulaştığını saptayabiliriz.
Kendisini ekonomik lokomotif sektörü olarak gören “inşaat sanayii”nde bile en fazla bu kadar kalem girdi vardır. Fakat inşaat sanayii her bakımdan sektörel kimlik kazanıp, ülkenin genel ekonomik yapısı içindeki yerini ve payını almışken, bizim uğraşımızın bugünkü durumunu adlandırmak mümkün değildir. Burada altını çizerek yeniden vurgulamak istiyorum: Bunun en önemli nedeni, gazeteciliğe ta 1969 yılına kadar ‘romantik biçimde yaklaşmamız gazeteciliği tam bir profesyonellik temeline oturtamayışımızdır.’
Burada çok çarpıcı bir örnek vermek istiyorum: Bir ekip düşün ki, günlük bir gazetenin mutfağında birlikte çalışıyorlar. Tüm sıkıntıları birlikte yaşıyorlar. Bir süre sonra içlerinden bir tanesi şu veya bu etkenlerle gazete yayımlayan bir işletmenin sahibi oluyor. Daha önce aynı “ekip” içinde yer aldığı arkadaşlarla, arasında birden bire aşılmaz uçurumlar meydana geliyor ve birbirlerinin dilinden anlamaz oluyorlar. İşte mesleğimiz “standart dışı”, “sıra dışı” görüntüsüne en çarpıcı örnek. Bu nereden kaynaklanıyor; temel ilkelerin yerleşmemesinden ve gazetecilik için bugüne değin gereken statü için yeterli girişimlerin yapılmamasından...
Bugün bırakınız yerel basını, ayni ve nakti kaynakları trilyonları bulan, kökleşmiş, siyasi nüfuz kazanmış Babıali gazeteleri bile dar boğazdan, ekonomik çıkmazlardan bahsediyor. Bu duruma bir anda mı geldik? Bir sabah gözümüzü açıp, bu durumla mı karşılaştık? Hayır! Yaklaşık son 30 yıldır, el birliğiyle yaptığımız yanlışlar ve kendi içimizden kaynaklanan, izin verdiğimiz, hoş gördüğümüz, göz yumduğumuz hatalar yüzünden bu günlere geldik.
Gerçeği tam yansıtıyor olmasa da Anadolu’da yayımlanan gazete sayısının 1000
rakamına ulaştığı sanılıyor. Bu müthiş bir potansiyel ve oldukça büyük bir güç.
Gerek istihdam açısından, gerekse tüketim-üretim açısından vazgeçilemeyecek,
inkar edilemeyecek bir alan. Bize makine mürekkep, kağıt, film, malzeme,
elektronik cihaz vs. satanlar işin farkında, peki biz farkında mıyız?
Hiç sanmıyoruz.
Türkiye’de, tüm televizyon kanallarının varlığına karşın, bir gün, evet bir tek
gün büyük-küçük, hiçbir gazetenin yayınlanmadığını düşünün. Bize girdi sağlayan,
bizim dışımızdaki kuruluşların bir günlük kaybı ne olur acaba? Yaklaşık bir
rakam söyleyeyim: bir milyar lira. Evet yanlış duymadınız, Türkiye’deki
irili-ufaklı gazetelerin bir günlüğüne yayımlanmaması halinde bize mal
satanların kaybı bir milyar liradır. Bu azımsanacak bir yazar mıdır? Serbest
Pazar ekonomisi açısından olsun, siyasi iktidar açısından göz ardı edilebilir
mi?
Edilemez. O halde biz kendi gücümüzü, performansımızı bilip, hemen gerek tedbirleri alarak ve uygulamaya koyarak, ortadaki sıkıntılı dönemi aşabiliriz. Yoksa, “Devlet Desteği” bekleyerek, siyasilerin “meslek ahlakı” edindikleri, kedilerine normal gelen ama bizi hiç açmayan “olacak-yapılacak-çıkarılacak-verilecek” sözleriyle, işletmelerimizin bünyelerindeki yırtığın büyümesini, gazeteciliğin hızla erozyona uğramasını çaresiz biçimde seyreder dururuz.
Hak verilmez, alınır. Gazeteciliğe başladığımız ilk günde öğrendiğimiz ve sık
sık, bizim dışımızdaki sosyal gruplar için kullandığımız bir deyimdir bu.
Kendimiz için ne zaman kullanacağız acaba?
Yeri gelmişken, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti ve YEREL BASIN KURULTAYI’nı
programlarına alıp, gerçekleştiren yöneticilerine teşekkür etmek istiyorum.
Burada ele alınan konular, (bildiğim kadarıyla) yerel basında çalışan
gazetecilerden çok, gazete sahiplerinin, işletmecilerin sorunlarıdır. Çukurova
Gazeteciler Cemiyeti işveren örgütü değildir. Çalışan gazetecilerin örgütüdür.
Buna rağmen, daha çok işvereni ilgilendiren konuları ele aldığı görülüyor.
Sanırım öbür komisyonlarda çalışanların sorunları da irdelenecektir. Yerel
basında Girdiler konusu ise bütünüyle işvereni ilgilendirmektedir. Dileğimiz,
Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği bu Kurultay, hepsi bir araya
gelse, orta çaplı bir kapalı spor salonunu bile doldurmayacak gazete
işverenlerinin, bundan böyle kendi sorunları için daha sık bir araya gelmeleri
ve ağızlarını havaya açıp karganın düşüreceği peyniri beklemektense, isteklerini
sağlıklı biçimde tespit edip, ilgili mercilerden almalarıdır.
“Devlet Anadolu Basınına yardım etsin”, “Devlet Anadolu Basınını desteklesin”
sözlerini toplantılarda dile getirenlere, ben şunu söylemek isterim: Şimdi resmi
bir karar çıksa ve her ildeki yerel gazeteler ortak olduğu kooperatife
ücretsiz kağıt, film, dizgi ve baskı malzemesi verileceği duyurulsa, kaç tane
böyle kooperatif çıkar?
Ya da birbirinize müteselsil kefil olup, filanca bankadan 1’er milyar kredi alın
dense, kim kime kefil olur?
Biz, önce kendi sorunlarımızı net biçimde tespit edip, kendi örgütlenmemizi
yeterince sağlamış değiliz. Çok acıdır, bu yıl bizzat yaşadığım bir olayı,
Kurultayımıza katılanlara hem de bir belge olarak anlatmak istiyorum. Bizzat
benim, daha sonra Basın İlan Kurumu şube müdürümüz Cihat Ovalı’nın defalarca
yaptığı girişimlere rağmen Adana’da yayınlanmakta olan 5 günlük gazetenin
imtiyaz sahibini bir araya getiremedik. Amaç sadece bir araya gelmek ve
olabilirse, bazı sorunlar üzerinde tartışmaktı. Mayıs 1991’de ortaya atılan ve
önceki iktidarın bir süre dilinde dolaştırdığı “Anadolu Basınını Güçlendirme
Kredisi” için bile, bu 5 gazetenin imtiyaz sahibi bir araya gelmedi. Sonradan
hepimiz ayrı ayrı, sadece kendi gazetemizi kredi çıkarabilmek için ikili
ilişkiler yaptığımız, bazılarımızın da Ankara’ya karargah kurarak, kendi
gazetesine kredi koparma yönünden siyasi tavizler verdiği ortaya çıktı. Bir
gazetenin kredi alması neyi halleder? Bir gazetenin kurulması, yerel basınının
hangi sorununu çözümüler? İktidarda olanlar bizim bu parçalanmış durumumuzu çok
iyi değerlendirip, bizi kendi silahımızla tehdit altında tutmuyorlar mı?
YEREL
BASININ SORUNLARINA ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Anadolu Basın Birliği 1986 yılında yapılan Türk Basınının
Sorunları Sempozyumu’ nda Anadolu basınının sorunlarını irdelemiş ve bunlara şu
şekilde çözüm önerileri getirmiştir.
SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Modern Teknolojiye Ulaşma:
Bugün Anadolu’da gazete basan makinelerin büyük çoğunluğu çağ dışı kalmış ilkel baskı makineleridir. Bunların yenilenmesi, modern teknolojiye ayak uydurması için devlet desteğine ihtiyaçları vardır. Bunun için de halk baskı kaynaklarından orta ve uzun vadeli, düşük faizli kredi verilmesi sağlanmalıdır. Halk Bankası’ nın bunu uygulamaya koyabilmesi için gerekli statüler düzenlenmelidir. Bu konuda kalkınma planı uygulanmasında strateji olarak almalarıdır. Halk Bankası bugün basın sanayii için orta ve uzun vadeli düşük faizli kredi vermektedir.
Ayrıca Anadolu basınına bir defaya mahsus olmak üzere gümrük muafiyeti tanınarak baskı ve dizgi makinesi ithal imkanı sağlanmalıdır. Bu da bugünkü yönetimle, bakanlar kurulu kararı ile yapılabilir. Şayet Anadolu basını bu yenilemeye gidemezse hâlâ Babıâli Basınının 1950’li yıllardan kalmış makine ve ekipmanlarının Pazar yeri olmaktan kurtulamayacaktır.
Hammadde Temini
Gazetelerin hammadde olarak nitelendirdiğimiz en önemli gereksinimi kağıttır. Gazete kağıdının temini Anadolu basını için zor olmaktadır. Şöyle ki, Seka’ya ait fabrikalardan alınan kağıdın nakliyesi ve kağıdın fabrikadan çıkışı bazı hallerde çok güç olmaktadır. Anadolu gazeteleri tonlarca gazete kağıdı almaya gücü yoktur. Ancak birkaç balya alabildiğinden 300-500 kg’ lik kağıdı zor şartlarda nakledebilmektedir. Bunun için Seka’ nın belli bölgelerde satış mağazası açmayı veya Devlet Malzeme Ofisi bürolarında bu satışların yapılması organize edilmelidir.yetkililerin bu konuya kesin çözüm getirmesi gerekir. Ancak bu yapıldığı takdirde Anadolu gazetelerinin kağıt sıkıntısı ortadan kalkmış olacaktır.
İstihdam Sorunu:
Bugün Anadolu gazetelerinin mürettiphanelerinde kalifiye işçi yok denecek kadar azdır. Milli Eğitim Gençlik ve spor Bakanlığı, Endüstri Meslek Liselerine matbaacılık dersleri ve bölümleri koymalıdır ve bu meslek cazip hale getirilmelidir. Bugün illerde bir yana ilçelerde dahi iki veya üç matbaa bulunmaktadır. Ayrıca Basın Yayın Yüksek Okulu mezunu gazetecilerin Anadolu gazetelerinde çalışabilmeleri için Anadolu basınının maddi gücü artırılırsa sorununda çözümüne bir ölçüde katkıda bulunulmuş olacaktır.
YASAYLA İLGİLİ SORUNLAR
Maddi imkansızlık içerisindeki Anadolu basını ilan ücretlerini beklemekten kurtarılmalıdır. Öte yandan resmi ilan konusuna temas ettiğimiz bir bölümde dört yıla yakın bir süredir yükseltilmeyen resmi ilan ücretlerinin yükseltilmesi konusunda hükümet temsilcilerinin ilan ücretlerinin teklifini Basın İlan Kurumu Genel Kurulu’na götürmelerini istemekteyiz.götürmelerini istemekteyiz.
Ayrıca ilan ücretleri İstanbul, Ankara, İzmir ve Anadolu basını için ayrım yapılmadan belli tiraj esaslarına göre tespit edilecek taban ve tavan fiyatlarında dengeli olup bugünkü gereksinimlere cevap verilmelidir. Bunun yanı sıra enflasyondan etkilenme durumu dikkate alınarak, ayrımın kaldırılmasıyla da Türk Basınının bir bütün olduğu ortaya konulmalıdır.
Bugün okuma yazma seferberliğinin yapıldığı ülkemizde, kırsal kesimde köylere ulaşabilen ve hizmet götürebilen yayın organları sadece Anadolu basınının bünyesinde bulunmaktadır. Bu nedenle Anadolu gazetelerinin maddi imkanlarının geliştirilmesi içinde reklam dağıtımı esasları düzenlenmeli, banka ve KİT’ lerin ilanlarının Anadolu gazetelerine de verilmesi sağlanmalıdır.
a) Orman envali ile ilgili satış ilanlarının da yerel gazetelerde yayınlanması için Orman Genel Müdürlüğü döner sermaye yönetmeliğinden bu hususta bir değişiklik yapılmalıdır.
b) 2499 sayılı yasanın 12. maddesine açıklık getirilip anonim şirketlerinin bilanço, kâr, zarar ve denetçiler raporlarının şirket merkezlerinin bulunduğu il ve ilçelerde çıkan gazetelerde bu ilanların yayınlanabilmesi için sermaye piyasası kurulu tarafından ilgililerce gerekli uyarı ve duyuruların yapılması sağlanmaktadır.
c) Basın İlan Kurulunun teşkiline dair 195 sayılı yasanın 5. maddesinde değişiklik yapılarak Anadolu basın temsilcilerinin Basın İlan Genel Kurulundaki miktarının, birden en az dörde çıkarılması ve temsilcilerin seçiminin de diğer basın kuruluşlarının temsilcilerinin seçiminin yapıldığı şekilde yapılması sağlanmalıdır.
ÖZEL SORUNLAR
Özellikle küçük yerleşim bölgelerindeki basın mensubu arkadaşlarımızın resmi kuruluşlardan doğru haber almakta büyük güçlükler çekmektedir. Birçok yönetici bu konuda “devlet memurlarının beyanat vermeyeceği “ şemsiyesi altına girip doğru ve geniş bilgi vermekten çekinmektedir. Bu konu önemsiz gibi değerlendirilse de zaman zaman resmi yayın kuruluşları da dahil büyük yanlışlıklara yol açmaktadır.
Bugünkü sorunları ile boğuşan Anadolu basınının mensupları önemli ölçüde hizmet içi eğitim yoksunluğu hissetmektedir. Düzenlenecek konferanslar, seminerler için gerekli desteğin hükümetlerce sağlanması Anadolu basınının işlevini daha güçlendirecektir.
Halen çalışmakta olan elemanların da devlet kuruluşları ve KİT’ lerin matbaalarında eğitime tabi tutulması hiç de zor bir olay değildir. Bunun yanı sıra sağlanacak bursların başarılı Anadolu basını mensuplarının yurt dışına gönderilerek mesleki eğitim ve becerilerini geliştirmesi sağlanmalıdır.
Yerel gazeteler bulundukları vilayetin iktisadi, sosyal ve kültürel gelişmesine ettikleri hizmetin yanında dert ve davaları üzerinde de müspet yoldan hizmet etmek imkanlarına sahiptirler. Bunu her gün yapmaya büyük şehirlerdeki gazeteler yarın da yapmayacaktır. 1963 yılında Milletlerarası Basın Enstitüsü nün hazırladığı raporda, “Mahalli basının büyük şehirlerdeki gazetelerin menfaatleri için ortadan kaldırılması büyük kayıp olur. Mahalli gazeteler mensup oldukları şehirlerin sosyal ve her yönden gelişmesine olumlu bir şekilde hizmet edilebilir.” Şeklinde bir açıklama yer almıştır.
Ülkemizin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik sorunlar, bir çok meslek kuruluşlarını etkilemesine rağmen bunların arasında en fazla etkilenen basın ve basın dalında çalışanlar olduğu bir gerçektir. Bu gerçek bugüne kadar çeşitli bildiriler, yapılan birçok toplantılarla dile getirilmiş, basının içinde bulunduğu sorunlar kamuoyuna duyurulmuştur. Ne var ki devam eden söylentiler basın sorunlarının büyük gazeteler lehine sonuçlanacak bir şekilde ele alındığı rivayeti bizi bir kere daha sorunlarımızı açıklamaya ve bunun önemini belirtmeye mecbur etmiştir.
Bugün bütün dünyada basın dalında bir kriz hüküm sürmektedir. Özellikle de taşra fikir basınında bu krizin tek nedeni ekonomidir. Batı ülkelerindeki hükümetler bu alanda birtakım sübvansiyonla basın organlarının ekonomik sorunlarını çözümlemeye çalışırken, ülkemizde basın organlarının tek gelir kaynağı olarak resmi ilanlar gelirlerini kaldırmak veya azaltmak için oluşan fikirlere şaşırmamak elde değildir. Ülkemizdeki halkın satın alma gücünü göz önünde tutarak, maliyetin çok altında bir fiyatla satışa arz edilen gazetelerin, - özel ilanlarını da birçok büyük gazeteye verdiği göz önüne alınırsa- resmi ilan gelirlerinden başka bir geliri olmadığı görülür. Bunların kesilmesi ise haysiyetli bir şekilde yayın hayatlarına devam etmek çabası içinde bulunan taşra ve düşük tirajlı fikir basınının yayın hayatlarına son vermek demektir. Bu durumda ise meydan iki veya üç büyük tirajlı gazeteye kalacaktır.
Takdir edilir ki basındaki tekelleşmeye yol açan bu durumda bir grubun görüşü altında yayın hayatına devam edecek. Bu iki –üç gazetenin demokratik rejimlerde basının yüklendiği görevi yerine getirmesi beklenilemez. Özellikle bölgesel haberleşme ihtiyacına cevap verilmesi düşünülemez. Taşra ve Anadolu basını diye isimlendirilen, bizlerin düşük tirajlı fikir basınının büyük şehir basınının dışında kendine özgü bazı sorunları olduğu, özel bir önem taşıdığı vatandaşın haber alma hürriyetine ilişkin temel sorunları ortaya koyduğu gerçeği gözden uzak tutulmalıdır. Bu sorunları ele alırken bunlarında göz önünde tutulması ve gerçekçi olunmasında fayda vardır. Taşra - Anadolu basının içinde bulunduğu sorunların bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz.
Baskı Dizgi Makinesi Sorunu
Bu gün bir çok il ve ilçe merkezinde yayınlanan gazeteler çok eski makinelerle basın insan gücünün büyük emeği elle mürettiplerce zorluklar içinde dizilmektedir. İl ve bölgesel basının doğmasına önderlik edecek, önemli bir önerimiz il merkezlerinde birleşerek tek bir gazete çıkaran ve çıkarmak isteyenler, ithal edecekleri bir baskı makinesi için gümrük muafiyet veya indirim uygulanması, bu bir teşvik edici öneridir. Bu önerimiz kabul edilirse, o zaman Anadolu’da güçlü, memleket davalarına eğilen, objektif görüşlü özgür bir basın doğacaktır. Ayrıca gümrük indirim ve muafiyetinden daha fazla bir kazanç, israf edilen gazete kağıtlarından kurtulmakla devlete sağlanmış olacaktır.öte yandan büyük şehirde çıkacak böyle ortaklık gazeteler bölgesel bir basın olma olanağına kavuşmuş olacaktır.
Gazete Kağıdı Sorunu:
Bugün Anadolu’da binbir güçlükle çıkan gazetelere ucuz fiyatla ebat gazete kağıdı verilmeli. Bu kağıdın gazete dışında kullanılması için ya özel bir renkle boyanmalı veya içerisinde “gazete” yazan fikirler vurulmalı. Ucuz verilecek ebat gazete kağıdının tevzi işlemi, sorumluluğu ile birlikte derneğimize verilmeli. Böyle karaborsa satma imkanı yok edilmeli, bunun denetimi derneğimizce yapılabilir.
Basına Kredi Önerisi
Basına işletme, tesib ve tevsi kredilerinin tahsis edilmesi zaruridir. Bu kredinin günün koşullarına uygun olarak düzenlenmesi dalında büyük bir ferahlık getirecektir.
195 Sayılı Yasada Değişiklik Önerisi:
Anadolu basınının bir güçlüğü de Anadolu da çıkan gazeteleri yayınlamada çektikleri güçlükler bilinmektedir. Basın İlan Kurumu’nca alınan ve daima çelişkiye düşülen kararlardır. Bu nedenle Basın İlan Kurumu, genel ve yönetim kurullarında derneğimizin temsil edilmesini sağlayacak şekilde 195 sayılı yasada bir değişiklik yapılmalıdır. Bu hususta merhum Genel Başkanımız Yavuz Acar’ın verdiği değişiklik kanun teklifi geçen devre komisyonlarda geçip yüce meclisimizin gündemine alınmak üzere sırada bekliyordu. Bu teklif benimsenip 195 sayılı değişiklik yapılmalı.
Resmi İlan Konusu
Resmi ilan ücretleri günün şartları ve fiyat ayarlanmaları dikkate alınarak düzenlenmeli.
a) Kamu sektörü özel reklamları adaletli bir sisteme göre dağıtılmalı. Bu ilanların birkaç büyük gazete, dergiyi inhisar ettirmesi taşra basınının mağduriyetine sebep olmaktadır. Bu hususun düzeltilmesi gerekmektedir.
b) İl İdareleri Kanununun 9’ uncu maddesi Genel Meclis zabıta vilayet gazetesinde neşrini emretmişti. İl İdaresi ve Belediye Meclisleri bütçe, bilanço ve meclis kararlarının özetlerini il merkezlerinde çıkan ve ilan alma niteliğine sahip en az iki gazetede mecburiyetine uyulmalıdır.
c) Bankaların reklamları muayyen bir oran içinde bankanın şubesinin bulunduğu illerde ilan olan gazetelerde yayınlanmasının taşra basınına maddi olanaklara kavuşturması yönünden ilgililerce önemle ele alınmalıdır.
Diğer Bir Sorun
Çalışanların güvenliğini sağlayacak, işçi ve işveren münasebetlerini en adaletli bir şekilde çözümleyecek, çıraklık, kalfalık ve ustalık kanunu bir an önce çıkartılmalı.
Burada asıl önemli olan gazetecilikte bir standardın yakalanmasıdır. Ancak bu şekilde gerçek gazete olanlarla olmayanlar arasında farklar belirlenebilir.
“Devletin parası ilan diye 150-200 adet basan naylon kadrolu gazetelere verilmesi ile devam ederse büyük emek ve çaba harcayan yerel basının cidden güzel örneklerini veren diğer birçok gazetelere yazık olmaz mı? Konu ile ilgili, kuruluşlarımız zaman kaybetmeden harekete geçmelidirler. Örneğin Basın İlan Kurumu önce Anadolu’da çalışan ve resmi ilan alan tüm gazeteleri bizzat denetlenmesi ve günlük fiili satışları binden aşağı olanlara ve gazete niteliği bulunmayanlara bu ilanı vermeyerek alın teri, emek harcanarak yokluk içinde çırpınan Anadolu ve Trakya basınına ve fikir işçisine yardım etmelidir.
Gelişen teknolojik imkanlardan yeterince yararlanamayan Anadolu gazeteleri küçük mekanlarda çalışmanın sıkıntısını yakından yaşarken, sınırlı personeli ile de haber malzemesini oluşturmaya çalışmaktadır. Yapılan araştırmalarda Anadolu gazeteciliğinin en çok şu konularda sıkıntı çektikleri ortaya çıkmıştır.
a) Haber kaynaklarının yetersizliği
b) Ekonomik sıkıntıların yarattığı zorluklar gazetenin her aşamasında kendisini hissettirmiştir.
c) En çok şikayet edilen konuların başında kadro sıkıntısı gelmektedir.
d) Gazetelerin en önemli gelir kaynakları, resmi ilanların adaletli şekilde dağıtılmaması.
e) Büyük gazetelerin bölge sayıları çıkartarak okuyucu çekmeleri.
f) Yerel yöneticilerin gazeteye pek itibar etmemeleri. Gazeteyi ücretsiz almak istemeleri.
g) Matbaa malzemelerinin pahalı oluşu.
h) Teknik yetersizlik ve imkansızlıklar.
Yine 1988 yılında yapılan bir çalışmadan Anadolu “ Orta Karadeniz “ gazetelerinin sahipleri sorunlarını şöyle açıklamışlardır.
1. Matbaa işçisi ve mürettip sorunu.
2. Maliyetin yüksek oluşu ve kağıt fiyatlarının pahalı oluşu.
3. Gazete kağıdı sıkıntısı.
4. Anadolu basınım resmi ve özel ilanlarla yaşamaya mecbur bırakılıyor.
5. Resmi ilanlar ikiden dörde çıkarılmalı.
6. Teknik sorunlar var. Haberde fotoğrafı yayınlayamıyoruz.
7. Resmi idarelerle ilgili haberleri alırken belli sorunlarla karşılaşıyoruz.
8. Resmi ilanların tahsili. Yasadaki hükümlere karşı geç ve güç oluyor.
9. Basın kartlarının çoğu zaman yeterlilikten uzak kişilere verildiğini duyuyoruz.
10. Devlet desteğinden yoksunuz.
11. Güçlü bir basın birliğimiz yoktur.
12. Vasıflı eleman bulmakta zorlanıyoruz.
13. Makine imali yapamıyoruz.
14. Anadolu basınının sorunu, Anadolu basını oluşudur.
15. Yöremizdeki temsili ilanlarımızın diğer gazetelerde de yayınlanması nedeniyle mağdur ediliyoruz.
16. Abonelerimiz kendiliğinden ücretlerini ödemiyorlar.
17. Resmi idareler paralı abone olmuyorlar.
18. Kağıt dağılımı belgeli olmuyor.
19. Her gün artan vergiler büyük sorunlar doğuruyor.
20. Renk ayırımı makinemiz yok. Renkli baskı yapmakta zorlanıyoruz.
21. Ofset sistemine geçemedik.
22. Anadolu gazetelerine kredi hakkı verilmiyor.
23. Dağıtım sorunlarımız var.
24. Haber alma, toplama güçlüğümüz var. Bilhassa son yıllarda, devlet memurları beyanat vermiyoruz diyorlar.
25. Gazetemiz günlük olmadığı için resmi ilan alamıyoruz.
26. Gazetecilik istismar ediliyor.Dar çevrelerde de olsa şantaj yoluyla menfaat sağlanıyor.
27. İlkokul mezunlarına da basın kartı verilebilmelidir.
28. Anadolu basını ile diğer basın eşit tutulmamaktadır.
29. Belediyeler meclis toplantılarının ilanını yaptırmıyorlar.
Gazete sahipleri yukarıda işaret ettikleri bu sorunların çözümü için de şu önerileri getirmişlerdir:
a) Korsan gazete ve gazetecilerle mücadele edilmesi
b) Basın İlan Kurumu’ndan ayrılarak, Anadolu basını kendi kurumunu kurmalı.
c) Basın İlan Kurumu büyük gazetelerin hakimiyetinden
d) İlanlar eşit dağıtılmalıdır.
e) Anadolu basın mensupları Basın İlan Kurumu’nda temsil edilmelidir.
f) İşine gelmeyen çevrelerin yerel gazeteleri hırpalaması engellenmelidir.
g) İlanlar vasıflı gazetelere verilmelidir.
h) Yurt dışından vasıfsız ve gümrüksüz makine getirilebilmelidir.
i) Özel sektör ilanla gazeteleri beslemelidir.
j) Herhangi bir bankanın bölge basın kuruluşuna düşük faizle kredi vermesi sağlanmalıdır.
k) Bölgedeki günlük gelişmeler Babıâli basınından önce bölge basınına bildirilmelidir.
l) Mahalli basın kendi arasında iyi ilişkiler kurmalıdır.
m) Anadolu gazeteleri ilandan ziyade satışa dönük gazeteler çıkarmalıdır.
n) Bazı Anadolu kentlerinde görülen tekelcilik sona ermelidir.
o) Gazete sayılarının azaltılması gereklidir.
p) Yeni yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
q) Resmi ilanlardan faydalanabilmek için bir yıl bekleme süresi kaldırılmalıdır.
gazeteler gazeteler
ve ekonomik sorunları
gazeteler gazeteler ve
ilan reklam sorunu
gazeteler gazeteler ve tiraj
sorunu
gazeteler günümüz
türkiyesinde yerel basın
gazeteler günümüzün gazeteciliği
gazeteler kurtuluş
savaşı döneminde yerel basın
gazeteler
Türkiye' de yerel basın kavramı ve olgusu
gazeteler Türkiye'de
yerel basın olgusu
gazeteler vilayet gazeteleri
gazeteler yerel basının
sorunları
gazeteler yerel basının
temel özellikleri