Nefes açan..//

aşk
Menü
  • Ana sayfa
  • Şiir Oku
  • Güzel Sözler
  • Sevgi Sözleri
  • Burçlar
  • Aşk Forumu
  • Şiir Ekle
  • En sevilen Şiirler
  • En tavsiye edilen Şiirler
  • Yeni eklenen Şiirler
  • Rüya Tabirleri
  • Yazılar
  • Ekart
  • Bebek isimleri
        ∟ isim sözlüğü
  • Puzzle
  • Cep Melodi
  • Üye ol
  • Aşkım
  • Aşk
  • Aşk Ölçer Testi
  • Php
  • aşk
    aşk
    çicek
    AramaGüzel Sözler aşk
    Sitede Şiir ara:
    Aşk Sözleri Aşk şiirleri Güzel Sözler
    Güzel Sözler
    Güzel Sözleraşk

    Uçurtmalar, rüzgar kuvvetiyle değil, bu kuvvete karşı uçtukları için yükselirler. (William Churchill)

    Üye girişiGüzel Sözler
    kııllanıcı adı
    Şifre

    Site İstatistiği
    Toplam şiir sayısı:   16115
    Onay bekleyen şiir : 136
    Bugün eklenen şiir :0

    tc kimlik no
    Nefes açan..//
    Dünyanın yuvarlak olduğunun ispatlanmasından az önceleriydi, hattâ eli
    kulağındaydı bile diyebiliriz. Güneyin insanlarından, tütünün mucidi ‘adı lazım
    değil’ bey’ in torununun torunu, Ali Kâmil bey o günlerde, gece-gündüz ayırt
    etmeden kara kara düşünmekteydi. O zamanlar, güneyin en güneyinde yaşamak
    zorunda olduğundan, gündüzlerin hiç bitmeyeceğini zannederken gece oluverir,
    gecelerin hiç bitmeyeceğini zannederken gündüz oluverirdi. Güneyin en güneyinde
    nedense hiç yaz mevsimi yaşayamadı Ali Kâmil bey. Altı ayda bir gündüz olur da,
    güneşi puslu bulutların arasından görebilirse ne alâ... ‘Güney İnsanının
    Haklarını Koruma Mahkemesi’ nden çıkan bir kararla, zararlı icatları ve
    keşifleri yüzünden Ali Kâmil bey, güneyin en güneyine –o zamanlardaki adıyla
    ‘buzul güneyi’ ne- sürgün edilmişti.
    Dedesinin –şu, bizim sivri zekâlı, zevk otu
    mucidinin- yolunu izlediğini sanmayın sakın ! Ali Kâmil bey aslında yararlı,
    yararlı olduğu kadar ilginç icatların peşinde koşmaktaydı. Fakat, ne h!
    ikmetse, o zamanlar bu, bazı çıkar çevrelerinin işine gelmemekteydi.
    Sürgüne gönderilmeden önce, yani dünyanın yuvarlaklığının ispatından iki yüz yıl
    önce, Ali Kâmil bey güneyin en güzel bölgesinde : orta güneyde, çam ormanlarının
    arasında bir kulübecikte yaşamaktaydı. Buzul güneyine sürgün edilmesine sebep
    olan icatları, işte orada filizlendi.İlk bulduklarına icat demek yanlış olur
    aslında, bunlar daha çok keşif türü buluşlardı. Siz; yaşlı dünyanın genç
    insanları, daha iyi bilirsiniz ki, keşif mevcut durumdaki bir şeyi bulup ortaya
    çıkarmaktır. İşte bu konuda, o zamanlar Ali Kâmil bey’ in üstüne adam yoktu.Tek
    başına yaşadığı kulübesinden haftada bir-iki kez çıkar, kent yaşamına yeni yeni
    geçildiği o günlerde, kentin en entel tabakasının uğrak yeri olan sohbet
    odalarına giderdi. ‘Kahve’ nin çoktan icat edildiği ve ‘bir fincan kahvenin kırk
    yıl hatırı vardır’ deyiminin ‘bir tas kahvenin dört yüz yıl hatırı vardır’ diye
    bilindiği o günlerde, koyu kahvelerin içildiği koyu sohbetlerde, Ali Kâmil bey
    yeni keşiflerini muhataplarına ballandıra bal!
    landıra anlatır, fakat her seferinde mutlaka ağır bir biçimde eleştirilir, alay
    edilir, sonra sinirden fitil olmuş bir halde kulübeciğine geri dönerdi Buna
    karşın, kesinlikle yılmaz, adına yeni yeni ‘masa’ denilmeye başlanan şeyin
    (eşyanın tekili olan şey) üzerine kâğıtları atar, bütün siniriyle yazmaya
    başlardı. Yazdıklarının gelecekteki yaşlı dünyanın genç insanları tarafından
    mutlaka dikkate alınacağını düşünür, onunla avunurdu.
    Bir seferinde, yine bütün siniriyle kentten ayrılıp çam ormanına daldığında,
    sinirini üzerinden atabilmek için, kulübesine kadar koşmaya karar verdi. Koşmaya
    başladı, koştu koştu koştu... Hızını alamadı, kulübeyi de geçti, orta ormana
    geldi, halâ koşuyor, baktı bunun bir sonu yok durdu. Hem de soluk soluğa falan
    kalmamıştı. Buna sizin gibi, o da inanamadı, geriye koştu, koşmaya başladığı
    yeri buldu, sonra hafif bir soluk soluğa kalmışlıkla tekrar ileri koştu ve en
    sonunda tam bir soluk soluğa kalmışlıkla , koştuğu mesafeyi yüz bin güney insanı
    adımı ölçtü ki bu bugünkü ölçüye göre on bin yaşlı dünya insanı adımı eder. Bunu
    üçle çarptı, üç yüz bin güney insanı adımı...Kafası karıştı, kulübesine geri
    döndü, adına artık masa demeye alıştığı şeyin yanında duran, o zamanki adıyla
    ‘tabure’ denen şeyin üzerine oturdu, ilerideki günlerde buzul güneyine sürgüne
    gittiği zaman düşüneceği gibi kara kara düşünmeye başladı.
    Buzul güneyinde halâ gündüz olduğu halde, orta güneyde hava kararmaya başlamıştı
    ki, taburesinden kalktı, sivri zekâlı, zevk otunun mucidi dedesi gibi, çam
    ormanında, ‘buldum buldum !’ diye bağırarak koştu, biraz önce koşmaya başladığı
    yere geldi. Kafasını kaldırdı, devasa çam ağaçlarına ve araya sıkışıveren ulu
    çınar ağaçlarına baktı, küçücük parmağını kaldırdı, havada bir-iki kez salladı,
    ağaçlar kendisini duyuyormuş gibi, ‘sizi gidi sizi !’ diye onlara seslendi. Bu
    sefer ki keşfine kimsenin inanmayacağını düşündü, üzüldü, ‘ama olsun, belki
    onlar bana inanır.’ dedi, koşarak kulübesine vardı, kâğıt çoktan icat
    edildiğinden zorlanmadan, düşündüklerini, bir hokka dolusu mürekkep ve bir kuş
    tüyü yardımıyla, geleceğin yaşlı dünyasının genç insanlarına yazmaya başladı :
    “Ben, Ali Kâmil, yeni bir şey buldum ! Bunu sizinle paylaşmak istiyorum, hem
    belki siz benim bu keşfimi henüz keşfedebilmiş değilsinizdir, beni dikkatle
    dinlerseniz keşfetme zahmetinden de kurtulursunuz. Bilirsiniz, keşfetmek epey
    zorlu bir iştir. Neyse sizi daha fazla meraklandırmadan anlatayım : bugün
    koştum, hem de öyle az bir mesafeyi değil, yaklaşık üç yüz bin adımı. Her yüz
    bin adımda en fazla birkaç saniye soluklanmışımdır. Yani, neredeyse hiç durmadan
    koştum. İnanın, bu zamana kadar benim koştuğum mesafeyi koşan bir tek güney
    insanı dahi görmedim. Bunu çok düşündüm ve sonunda şunu buldum : benim bu kadar
    mesafeyi koşabilmemin sebebi ağaçlardır. Evet, yanlış duymadınız: ağaçlar...
    Çünkü ben yaklaşık dört yüz yıldır çam ormanında küçük bir kulübede yaşıyorum ve
    çitaları, kaplanları gördüm, onlar da benim gibi uzun mesafeleri koşabiliyorlar.
    Tabii, gözlemlediğim kadarıyla onlar benden daha hızlı koşuyorlar, fakat eminim
    bunun sebebi onların dört ayağı, benim iki ayağım !
    olmasıdır. Neyse, madem biz bu kadar uzun mesafeleri koşabiliyoruz,
    etkilendiğimiz ortak bir şey olması gerekir diye düşündüm. Bu da olsa olsa
    ağaçlardır. Bence ağaçlar, benim koşma performansımı artıran bir şey
    çıkarıyorlar ve bunu havaya salıyorlar. Bu şey, Aristo’nun dünyanın üç temel
    maddesi diye tanıttığı maddelerden biri olan havaya benzer olsa gerek. Çünkü
    havayı göremediğimiz halde varlığını biliyoruz. Ben de bu şeyi göremediğime göre
    o da hava gibidir. Ben ona bir isim taktım, umarım beğenirsiniz, ona ‘nefes
    açan’ dedim. İşte, sözün özü, benim bugün üç yüz bin güney insanı adımı mesafeyi
    zorlanmadan koşmamı sağlayan, havaya benzeyen, adına ‘nefes açan’ dediğim
    şeydir.
    Bir gün, bunu siz tekrar keşfettiğiniz zaman, isterseniz adını
    değiştirebilirsiniz. Ama lütfen, altına ‘İlk mucidi, Güney İnsanı Ali Kâmil Bey’
    diye not düşmeyi unutmayın ! Yeni keşiflerimde görüşmek üzere !”
    İşte bizim Ali Kâmil beyin, buzul güneyine sürgün edilmesine sebep olan şeyler
    bu ve buna benzer, Güney İnsanının Haklarını Koruma Mahkemesine (GİHKM) göre,
    güney insanının aklını karıştıracak, boş işlerle uğraşmalarına sebep olacak
    keşifleriydi. Fakat, Ali Kâmil bey hiç yılmadı, keşiflerine buzul güneyinde de
    devam etti ve yaşlı dünyanın genç insanları, kendisinin de dediği gibi onunla
    yeni keşiflerde buluşmaya devam etti.

    2457 defa okundu
    Bildiren: **zerd@**
    Poem voting mod for phpBB 2.0.17
     Power by Gitme.net v3 © 1998, 2006
     Sitemiz, Türkiye'nin en hızlı sunucularından olan Radore Hosting sunucularında barındırılmaktadır.
    tc kimlik no
    Cep için binlerce aşk şiiri AŞK ŞİİRLERİ Sevgi mesajları cep mesajları dogum günü mesajları bayram mesajları AŞK sevgililer günü 14 şubat mesajları rüya tabirleri aşk kartları fal burc
    Özel Günler
  • Güzel Sözler
  • Güzel Sözler II
  • Sevgi Sözleri
  • Doğum günü mesajları
  • Komik sözler
  • Komik mesajlar
  • Duvar Yazıları
  • Akla ziyan mesajlar
  • 14 şubat sevgililer günü
  • Sevgililer günü
  • Sevgililer günü III
  • Dostluk mesajları
  • Ünlülerin aşk sözleri
  • Aşk mesajları
  • Aşk mesajları II
  • Aşk Sms
  • Güzel özlü sözler
  • Güzel özlü sözler 2
  • Güzel özlü sözler 3
  • Güzel özlü sözler 4
  • Güzel özlü sözler 5
  • Güzel özlü sözler 6
  • Güzel özlü sözler 7
  • Güzel özlü sözler 8
  • Evlilik Tebrik mesajları
  • Kandil mesajları
  • Bayram mesajları
  • Bayram mesajları II
  • Yeni yıl
  • Yeni yıl özel
  • Yeni yıl mesajları
  • Yeni yıl mesajları II
  • Yeni yıl mesajları III
  • Anneler günü mesajları
  • Güzel sözler